Yapılar, Anıtlar, Objeler

Torino Kefeni

Torino Kefeni

Torino Kefeni
GPS: 45°04’23.7″N 7°41’09.5″E

Torino Kefeni, 430 santimetre uzunluğunda ve 110 santimetre eninde büyük bir keten kumaş parçasıdır ve önünde ve arkasında çarmıha gerilerek öldüğü anlaşılan bir insanın görüntüsü vardır ve bazı Hristiyanlara göre bu Hz. İsanın sarıldığı kumaştır.’

İsa Peygamberin cansız bedenini Aramatyalı Yusuf, Roma Valisi Platus’tan istiyordu. Yahudi din adamları Hz.İsa’nın cezasını çekmesi için cansız bedeninin çarmıhta sabaha kadar bekletmek istiyorlardı. Armatyalı Yusuf ise güneş batmadan arkadaşını mezarına koymak istiyordu. Vali izin verdi. Cansız beden bir Yahudi geleneği olan keten bir kumaşla kefenlenip mezara bırakıldı. Ertesi gün kadınlar onun mezarına çiçekler ve baharatlarla geldiklerinde mezar odası kapısının açık olduğunu gördüler. Ve yatırıldığı yerde, terk ettiği kanlı kefeni duruyordu. Luka İncili ve Kanonik İncillerde sadece bu şekilde bahsi geçen kefen ile ilgili çeşitli söylentiler, 1300 lerde bulunan Torino Kefeni üzerine çözülmez düğümler atıyor. Kefenin İsa’ya ait olduğunu kabul edenlerin karşısında, bunun 12. veya 13. Yüzyılda bir sahtekar tarafından yapılmış aldatmacadan ibaret olduğunu düşünenler var. Hatta Leonardo Da Vinci’nin bile içinde olduğu bir söylenti de mevcut.

Hz. İsa’nın çarmıhtan indirildikten sonra bedenine sarıldığı iddia edilen ve her iki tarafında siluet bulunduran Torino Kefeni yeniden tartışma konusu oldu. İtalyan bilim insanları, kefenin İsa döneminden kalmadığı ve üzerindeki siluetlerin sahte olduğunu savunan görüşü çürüttüklerini öne sürdü. İtalya’nın Ulusal Yeni Teknolojiler, Enerji ve Sürdürülebilir Ekonomi Kurumu’na bağlı bilim insanları, kefenin üzerindeki sakallı erkek yüzü siluetinin, olağanüstü “ışık patlamasından” kaynaklandığını iddia etti. Kefenin Hz. İsa’nın toprağa verildiği giysi olduğuna inanmayanlar, üzerindeki siluetlerin bir Ortaçağ sahteciliği olduğunu savunuyor.

Bilim insanları ise bu siluetlerin Ortaçağ teknolojisiyle yapılamayacağını ve “mor ötesi lazer” benzeri bir teknoloji gerektiğini belirtti. Bu iddia, 4.2 ile 3.9 metre ölçülerinde olan kefenin, Hz. İsa’nın yeniden dirilişinde ortaya çıkan büyük enerji patlamasıyla oluştuğu inanışını destekledi. İtalyan bilim insanları, “Yapılan testler, kısa ve yoğun mor ötesi yönlendirilmiş radyasyonun keten kumaşa renk verebildiğini gösterdi. Torino Kefeni’nde ki gibi ilginç görüntüler bu şekilde oluşabilir” açıklamasını yaptı. Çalışmada yer alan Paolo Di Lazzaro, “Sakallı adam silueti, bir tür elektromanyetik enerjiyle oluşmuş olmalı…

Işık parlamasının keten kumaşa renk kazandırabilme özelliği, Torino Kefenindeki gibi mucizeleri akla getiriyor” dedi. Lazzaro ve ekibi, siluetin bilimsel olmayan yollarla nasıl ortaya çıkmış olabileceğine dair bir açıklama sunmadı. Bilim insanları hazırladıkları raporda, “Bizler sadece kanıtlanabilir bilimsel süreçlerle ilgileniyoruz. Umuyoruz ki elde ettiğimiz sonuçlar felsefi ve teolojik tartışmaları tetikleyebilir” ifadesini kullandı. Hıristiyan Dünyası Bu Kefeni Tartışıyor Vatikan, sahip olduğu Torino Kefenini, “kaderin en karanlık esrarı” olarak yorumluyor.

Ancak Katolik Kilisesi bugüne kadar kefenin gerçek olduğunu kanıtlamak adına bir araştırma yapmış değil. Kefenin, 14’üncü yüzyılda haçlı bir şövalye tarafından Fransa’ya getirilene kadar birçok kez el değiştirdiği düşünülüyor. Yıllarca Fransa’daki bir manastırda tutulan kefen, burada çıkan yangında hasar görünce, rahibeler tarafından onarıldı. Torino Başpiskoposuna 1578 yılında teslim edilen kefen, o tarihten bu yana Torino Katedrali’nde tutuluyor. Kefenin üzerinde 1988 yılında yapılan karbon testi, kumaşın 1260 ile 1390 yılları arasındaki döneme ait olduğunu gösterince, birçokları kefenin sahte olduğunu savundu Torino Kefeni, İsa’nın çarmıhtan indirildikten sonra sarıldığına inanılan keten bir kumaştır. Bu keten kumaşın iki tarafında bir erkek silüeti bulunmaktadır. Bu kefenin Hz. İsa’nın ölümünden sonra üzerini örtmek için kullanıldığına inanılmaktadır. Bu kefenle ilgili tartışmalar her geçen gün farklı boyutlarda devam etmektedir. Bu kefenin tarihlemesini bazı araştırmacılar 700-800 yıl öncesine bazı araştırmacılar ise Hz.İsa dan daha öncesine götürmektedir.

Torino Katedralinde özel bir bölümde tutulan ve her yıl binlerce turisti çeken kefenin üzerindeki acı çektiği belli olan, birçok yara taşıdığına dair izler taşıyan ve çarmıhtan indirilmiş İsa’yı tasvir ettiği düşünülen kefenin bir mucize olduğu iddiaları saygın bilim adamları tarafından da iddia edilmeye başlandı.

Kefenin üzerindeki siluetin Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği görüntü olduğu iddiaları üzerine pek çok araştırmaya konu oluyor. 4. yüzyıla ait kaynaklarda İsa peygamberin seçme boyalar ile bir resmi yapıldığı söylenmektedir. 6. Yüzyıl başında yazılan bir kaynakta, Hz. İsa’nın yüzünün bir beze silindiği ve görüntüsünün bu beze çıktığı anlatılmaktadır. Hz. İsa’nın kendisinin bu bezi Edessa kralına yolladığı daha sonra bu bezin İstanbul’a geldiği söylenmektedir. 4. Haçlı seferinde İstanbul’un yağmalanması ile bu resmin buradan alındığı ve Fransa’ya getirildiği düşünülmektedir.

Ağustos 2017
© www.italyada.it & © www.italyaturlari.it