Şehirler

Sanremo

Sanremo

Sanremo
GPS: 45.473907, 10.607809

İtalya’nın güneybatı sınırından, Fransa’nın ilk büyük şehri olan Mentona’ya 45 dakika, Monaco’ya yaklaşık bir saat uzaklıktadır.  Aynı zamanda Venedik, Nice eksenindeki yolculuklar sırasında İtalya sınırından çıkmadan uğranılması gereken son önemli duraktır. Küçük bir sahil kasabasına rağmen olması, adını tüm dünyaya ünlü Müzik Festivali ile duyurmuş ve aynı festivalle ünlenen Romina Power, Al Bano çifti 1982 yılında düzenlenen festivalde ikinci olan Felicita-Mutluluk şarkısıyla ülkemizde ve dünyada oldukça tanınmışlardır. Sanremo’nun önemli bir özelliği de, zamanında zengin İtalyanlar için önemli bir tatil kasabası olmasıdır. Zamanında derken artık İtalyan gençlerinin dünyaya daha kolay seyahat edebilmeleri ve tatilin sadece deniz konseptinden çıkmış olması, önemli bir rol oynamakta ve bölgenin daha çok yaşlı ve geleneksel İtalyanlara kalmasına sebebiyet vermektedir.  Bu lüksü, yaşam standardının yüksekliğinden, yüksek duvarlarla çevrili lüks villalardan, yollardaki hatırı sayılır marka araçlardan ve insanların şıklığından kolaylıkla teşhis edebiliyoruz.

Şehrin merkezinde bulunan tren istasyonundan şehre ulaşmak oldukça kolaydır. Palmiye ağaçları ve rengârenk çiçeklerle süslü meydanları, size hemen cıvıl cıvıl bir Akdeniz Kasabasına geldiğinizi hatırlatıyor. Şehrin merkezinde bulunan Belediye Binası ve hemen yanında Müzik Festivalinin yapıldığı Tarihi Opera Binasına ulaşmak yürüyerek sadece birkaç dakikanızı alacak. Ancak Festivalin yapıldığı Opera Binası sizi hayal kırıklığına uğratmaya bence aday. O şaşalı Sanremo Müzik Festivalinin girişi burasımı dedirtecek kadar mütevazı. Opera Binasından sonra ana caddede biraz ilerlediğinizde karşınıza 1905 yılında yapımı tamamlanmış Sanremo Casino’su çıkıyor. En büyük hediye, kapının önünde duran Ferrari. Casinoyu geçip ilerlemeye devam edince Sanremo‘nun tarihi şehrine varılıyor. Bu dar ancak son derece sempatik tarihi sokakları, dantel gibi işli sarı ve tarçın rengi evleri ve dükkânları sizi buraya âşık edecek kadar güzel.

Bu buram buram özlem kokan dar sokakları geçtikten sonra karşımıza çıkan meydan San Siro Meydanı ve buradaki kilise ise Sanremo’nun en önemli kilisesi ve meydanla aynı ismi taşıyan 12. yüzyıldan kalma San Siro Katedrali. Katedralden dikine inilen denize doğru inilen yolun sonu sizi Akdeniz‘in Mavisi ve onlarca kafe ile karşılıyor. Zenginlikten bahsederken unutulmaması gereken bir detayda burada karşımıza çıkan yat limanı. Onlarca yan yana dizilmiş yatlar zenginlik ve lüks hayatın birer simgesi olarak karşımızdalar. Sahil yolunun tam da yat limanına bakan tarafında sıra sıra dizili kafeler ve restoranlar şıklık ve güzellikte birbiriyle yarışır durumda. İster bir kahve molası, isterseniz bir deniz mahsulleri ve mantarla bezenmiş Spaghetti (Spaghetti mari e monti) burada verilen molanın olmazsa olmazı.

Hemen sahilde yolun karşısında her Salı ve Cumartesi günleri Eroi Sanremesi Meydanında (Piazza Eroi Sanremesi) kurulan sokak pazarı yerli halkın olduğu kadar turistlerinde vazgeçilmezi. Enfes İtalyan peynirleri, şarapları, sokaklarda satılan orijinal ve marka giysileri uygun fiyatlara almak mümkün. Açık sokak pazarı yanında haftanın yedi günü açık olan kapalı pazar yerini de (Mercato Coperto) ziyaret etmek, o renk ve koku cümbüşü içinde olmak heyecan verici.

Tabii Sanremo’ya gelip Rus Ortodoks Kilisesini görmeden dönmek bence bir eksiklik. Sahilden batıya (Fransa’ya) doğru 10-15 dakika ilerlediğiniz zaman sizi yolun karşısında ihtişamlı bir kilise karşılayacak. Burası genelde kapalı olmakla birlikte, enfes bir Rus Ortodoks Kilisesi. Moskova Kiliselerine benzerliğiyle Sanremo‘nun en çok fotoğraflanan yapısı olma özelliğini de elinde tutuyor. Sanremo’yu her ziyaretinde harika doğası ve enfes klimasından çok etkilenen Rus Çariçesi Maria Alexandrovna burada bir kilise yaptırmak ister ve bu isteğini 1913 yılında gerçekleştirir. Çariçenin haklı övgüsüne mahzar olan bu şehir, zaman içerisinde Rus Turistlerin de ilgi odağı olmaya başlar ve günümüzde şehirde İtalyan vatandaşı olarak yaşayan bir Rus azınlık oluşur. Bu Rus kökenli azınlık ibadetleri için kiliseyi kullanılmaya devam etmektedir.

Sanremo şehri 18. Yüzyıldan itibaren hızla gelişmeye başladı. Bu gelişme ve 19. yüzyıl turizminin gelişmesi, Sanremo’yu da etkiledi. Şehir sahil boyunca büyümeye başladı ve turizmin gelişmesi ile sahil boyunca büyük oteller yapılmaya başlandı. Yüzyılın sonlarına doğru Sanremo Avrupa yüksek sosyetesi için bir yaz tatili şehri haline geldi. Avusturya İmparatoriçesi Elizabeth (Sissi), Rusya Çariçesi Maria Alexandrovna, Rus Çarı II. Nicolas ve Alfred Nobel (Fotolarda görülen büyük villa, Nobel Villası) turist olarak bu şehirde kalanlardandır. Son Osmanlı hükümdarı olan VI. Mehmet Vahdettin İstanbul’dan ayrılmak zorunda kaldıktan sonra 11 Haziran 1923’de Sanremo’ya yerleşmiş ve bu şehirde 15 Mayıs 1926’da vefat etmiştir. VI. Mehmet Vahdettin‘in ikameti sırasında kullandığı Villa Manolya şu sıralarda okul olarak kullanılmaktadır. Bu Villa hakkında detaylı yazınızı bloğumuzda bulabilirsiniz.

Sanremo’yu gezmek ve enfes Akdeniz kasabası hakkında bilgi almak ve rezervasyonlarınızı yapmak için sizleri ana sayfamıza www.itayada.it e bekliyoruz.

Mart 2017
© www.italyada.it & © www.italyaturlari.it