Yapılar, Anıtlar, Objeler

Monza & Konstantinin Tacı

Monza & Konstantin Tacı

Monza & Konstantinin Tacı
GPS: 45°35’01.0″N 9°16’32.7″E

Belki İtalya’nın en ilginç ve bir o kadar da bilinmeyen tacı Monza‘da Büyük Kilisenin (Duomo) içinde bir kasada saklanmaktadır. Bu tacı ilginç yapan nokta ise biz Türklerle veya daha rafine bir deyimle İstanbullularla doğrudan bir ilgisinin olmasıdır.

Tacın Türklerle olan ilgisine gelmeden taç hakkında bazı teknik bilgiler vermekte fayda var. Tacın bugün kullanılan resmi ismi Lombardiya Tacı. Malum Lombardiya İtalya’nın Kuzeyinde ve Milano şehrini de içine alan bölgenin bugün de kullanılan ismi. Lombardlar, tarihte önce Elbe ve Oder Nehirleri arasında hüküm sürmüş, daha sonra Ren nehri kıyılarına kadar gelmiş, Barbar Cermen Halkının bir kısmına verilen isimdir. Zaman içerisinde bu kavim Lombardiya Krallığını Milano ve civarında kurduktan sonra Kutsal Roma Cermen İmparatoru Şarlman (Karl) tarafından İmparatorluk topraklarına dâhil edilmişler ve krallık sıfatı bu şekilde tarih sayfalarından silinmiştir. Lombardlar, İslam’ın yayılışına da denk gelen en yüksek dönemlerinde sınırlarını güneye, Roma’ya kadar büyütmüş, Abbasilerin komşusu da olmuşlardır.

Taca Lombardiya Tacı denmesinin sebebi, tacın ağırlıkla bölge kralları tarafından taşınmış olması. Bu Kraliyet Tacının bugünkü halini alması 9.Yüzyılın ikinci yarısına denk geliyor. 6 parçalı ve yeşil bir yüzeyin üzerine 22 adet değerli taşın altın çerçeveler içine oturtulmasıyla yapılmış. Maddi değerinin yanında, tarihi değeri günümüzde paha biçilemez olarak tanımlanıyor. Bu sebeple taç, bugün Monza Büyük Kilisesi (Duomo) içinde bulunan özel bir kasada ödenen ekstra ücret karşılığında ziyaretçilerin ilgi odağı olmaya devam ediyor.

Gelelim tacın bizimle olan bağlantısına… İstanbul şehrinin kurucusu ve isim babası I.Kostantinin annesi Kutsal Helena (tam ismi Flavia Julia Helena Augusta) İ.S. 246-330 arası yaşamış, hayatı boyunca fakirlere hediyeler vermiş, mahkûmları serbest bırakmış ve mütevazı elbiselerle sıradan dindarların arasına karışmış bir kişilik olarak tarihte öne çıkmıştır. Helena 325 yılında, kutsal bir seyahat yapması için oğlu I. Konstantin tarafından Kudüs’e gönderilmiş, bölgedeki keşişlerin isteği üzerine, Mısır’da, “Musa’nın Sina Dağı’nda gördüğü Yanan Çalı (Çıkış 25)” hikâyesi anısına bir kilise yapılmasını istemiş ve 330 yılında Sina Yarımadasında St. Katherina Manastırında bulunan bir şapeli yaptırmış ve kendi ismini vermiştir, bugün hala şapel Azize Helena ismi ile anılır. Aynı kutsal seyahat sırasında Hz. İsa’nın çarmıha gerildiğinde kullanılan çivilerden ikisini bulduğu ve yanına aldığı rivayet edilir. Oğluna yardım etmek için, onların mucizevi gücünü kullanmış ve rivayete göre, onların birini Konstantin’in Tacına, diğerini atının dizginine koymuştur. Bu hikâyede adı geçen taç bugün Monza’da sergilenen taçtır.

Doğu & Batı Roma İmparatorluğunun sınırları bugünkü İtalya’ya ve İstanbul’a kadar uzaması sebebi ile zaman içerisinde taç bu bölgeye kadar gelmiş ve burada kalmıştır.

Monza’ya ve Konstantin’in tacını görmeye ne dersiniz?

Şubat 2017
© www.italyada.it & © www.italyaturlari.it